TÜRKİYE’DE MERKEZ SİYASET

Cumhuriyetin ilanı ile tamamen farklı bir yola giren Türk Siyasi Tarihi, demokratikleşme yolunda atılan zorlu adımlar ile emekleyerek de olsa, bugünlerde aktif ve karşılıklı siyaset temellerinin oluşmasına açıkça tanıklık etmektedir. Türk siyasi tarihi incelendiğinde siyasetin bizzat verdiği kurbanlar oldukça fazladır. Bu kurbanları sadece kişiler olarak görmemek, Türk siyasi hayatını şekillendiren ideolojileri de konuya dahil etmek gerekmektedir. Zira Türk milletinin militarizm sevgisinin üzerine bina edilen, sivil siyaseti ve sivil siyasetin sorun çözme yetisinin gelişmesini engelleyen çokça faktör Türkiye siyasetine yıllarca yön vermiştir. Sivil siyasetin her zaman belirli sınırlar içinde kalmasını sağlayan belirleyici birçok denge-fren mekanizması yıllarca devlet yönetiminde sağlam temeller edinmiş, kısa vadede toplum tarafından alkışlanarak karşılanan bazı politikaların yanında uzun vadede sivil siyasetin hesap verebilirliğinin zarar görmesine açık bir şekilde yol açmıştır.

Devletlerin mevcut derin siyasi yapılarına göre değişiklik gösteren kısıtlayıcı unsurlar her daim demokrasinin gelişmesine keskin zararlar vermiş, demokrasi anlayışının meritokrasiye uzak kalmasına yol açmıştır. Örneğin Türkiye’de yıllarca vesayet ya da bürokratik elitler eliyle yürüyen ve kontrolünün kimde olduğu belli olmayan kısıtlayıcı unsur, Birleşik Devletler’ de para babaları ve lobicilik faaliyetleri ekseninde varlık göstermektedir. Bu minvalde, hükümetler ve sivil siyasetin tüm unsurları gerek devlet gerek parti yönetimlerinde meritokrasiden uzak kalmış, liyakat önem vermemiş, gerekli kişilikleri hak ettikleri mevkilere getirmemiş ve sosyal demokrasinin gelişmesine en az kısıtlayıcı unsurlar kadar zarar vermişlerdir. Zannımca kendi içinde bir çıkmaz gibi görünen bu etkileşim ancak fillerin tepişirken çimenlerin ezildiği metaforu ile net bir şekilde açıklanabilir. Çünkü topluma ve devlet sistematiğine katkı sağlamaktan ziyade tepişmekte olan kısıtlayıcı unsurlar ve hükümet dahil sivil siyaset unsurları, uzun vadede meritokrasiye ağır zararlar vermekte ve milli bazda sürdürülebilir kalkınmanın sekteye uğramasına yol açmaktadırlar.

Son yıllarda yaşanan, zorlu ve şüpheli geçen darbe denemesi süreci sonrası ön planda görülmeyen denge-fren mekanizmaları sivil siyasette birçok değişikliği beraberinde getirmiştir. Hükümet sisteminin değişmesi, devlet mekanizmalarının yeniden planlanması ve benzeri gelişmeler Türk siyasi tarihinde köklü değişiklikler yaratmıştır. Bu gelişmeler sivil siyasette de geniş etkiler uyandırmıştır. Bu kanıya dayanak olarak gösterilebilecek en önemli örneklerden birisi ittifak anlayışının Türk siyasetine kazandırılmasıdır. Türk sivil siyasetinin yahut siyasi tarihinin bu konunun ileride faydasını ya da zararını görmesi kaçınılmazdır. Benim ise önem verdiğim ve vurgulamak istediğim husus, sivil siyasette edinilmiş tecrübe ve bunun zannımca artık oluşması gereken etik değerlere saygılı, okuyan-anlayan, empati yetisi artmış, hoşgörünün hâkim olduğu yeni siyasal düzleme olan katkılarıdır. Tam da bu noktada vurgulamak istediğim bir başka olgu ise Türk siyasetinde bu dönüşümün sağlanıp sağlanamayacağı hususudur. Zira popülist yaklaşımlardan ve kutuplaştırıcı sivil siyasetin etkilerinden sıkılan kitlenin sayısı gün geçtikçe artmakta ve bu da ‘Merkez’ siyasi görüşün Türkiye’de güçlenmesine olanak tanımaktadır.

Konunun derinliklerinden bahsetmeden önce Türkiye Cumhuriyeti’nin devlet geleneklerinin, bulunduğu coğrafyanın, temsil ettiği toplumun karakteristik özelliklerinin, senelerdir görünen muhtemel tüm iç ve dış tehditlerin kesinlikle ve kesinlikle göz ardı edilmemesi büyük önem arz etmektedir. Ne olursa olsun Türkiye Cumhuriyeti dünyanın uzak köşelerinde sessiz sedasız yaşayan, etliye sütlüye karışmayan bir devlet değil aksine karışmamaya çalıştığı zamanlarda dahi bir şekilde kendini olayın tam merkezinde bulan, coğrafi açıdan önemli bir konuma sahip, sağlam devlet gelenekleri olan bir devlettir. Bu gerçekler göz önüne alındığında, Türkiye’de Merkez siyasetin olabilirliği, kaliteli eğitim kurumlarında eğitim görmüş bir toplumun oluşması vesilesiyle sorgulayan, bolca okuyan, sivil egemenlik ve adalete önem veren kişilerin artmasıyla paraleldir. Buna ek olarak getirilebilecek başka paralel bir olgu ise ülkenin iç huzur ortamının sağlanmasıdır.

Yabancı kaynaklarca ideolojisi merkezden merkez sağa siyaset şeklinde nitelendirilen DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan partisinin açılış kongresinde, partinin temel prensiplerini anlatıyor.

Başka önemli bir nokta ise senelerdir iç siyasette yıllanmış şarap misali değerlerinin artması gerekirken, ya olduğu konumu koruma derdine düşmüş ya da değer kaybetmiş birçok siyasinin halen aktif siyasette rol almasıdır. Hükümetlerin sorgulanabilirliği sağlam muhalefetin varlığı gerçeğine maalesef ki bağlıdır. Benim gözümde ise sağlam muhalefet olmak alınan oya, temsil ettiğini sandığı kitleye ya da çok eski yıllar önce kurulmuş olmasına bağlı değildir. Sağlam muhalefetlerin eksikliği, hükümeti otoriterleştirdiği gibi okumayan, yazmayan, her olayı bağnaz bir bakış açısıyla yorumlayan ve lidere tapan bir kitlenin oluşmasına yol açmaktadır. Bunun en güzel örneği ise günümüzde kullanımı kayda değer şekilde artan ‘troll’ yahut ‘çomar’ kavramlarının belirli siyasi kesimlerin takipçilerine yüklenmeye çalışılma çabasıdır. Oysaki Türkiye’nin ne sağ zihniyetli “çomara” ne de sol zihniyetli “çomara” ihtiyacı vardır. İdeolojilerin farklı olması hiçbir şeyi ifade etmezken aksine sorgulamayan, biat eden, kendi doğrusunu bulmaktansa hazır doğrulara inanmayı gelenek haline getirmiş kitleleri birbirine yakınlaştırır. Bu kitleler birbirlerine çok benzediklerini hiçbir minvalde anlamazcasına her daim kendilerini birbirlerinden üstün görmeye devam ederler. Sonuç ise cahil, acınası bir toplum ve demokrasi yolunda koşmaktan ziyade sürünmek zorunda kalan bir siyasal sistemdir. Bu olgu ve bulguların varlığını sürdürmesi Türkiye’de merkez siyasetin gelişmesini doğrudan olumsuz bir şekilde etkileyecektir. Günümüz Türkiye toplumunun siyasal açıdan bu bataklıktan çıkması ise kesinlikle eğitime bağlıdır. Eğitimsiz bireyler eğitimsiz toplumu oluştururken, eğitimsiz toplumlar ise sivil siyasetin gelişmemesini doğrudan tetiklerler.

Bu eksende değerlendirdiğim Türkiye’deki eğitim eksikliğinin en önemli kanıtı ise Türkiye’de merkez partilerin siyasi tarih boyunca önem kazanamaması ile ortaya konulabilir. Yakın tarihte kurulan ve kendini merkeze yerleştirmeyi amaçlayan hiçbir siyasi parti, merkez siyasetin gerekliliklerini yerine getirmemiş ve işin özünde merkez siyaset gütmeyi amaçlamamışlardır. Ekim 2017’de kurulan ve bazı kesimlerce merkez parti kabul edilen İYİ Parti’nin bu ideolojiyi ne denli yansıttığı şaibeliyken, iki ay önce kurulan DEVA Partisi’nin yine bu ideolojiyi ne şekilde yansıtacağını yahut hangi eksene yöneleceğini zaman gösterecektir.

Sonuç olarak, şahsımca Türkiye’de merkez siyasetin gelişmesinin Türk sivil siyasetine yapacağı olumlu katkılarının bağlı olduğu en önemli şartlar yukarıda da vurgulanmıştır. Merkez siyasetin oluşabilmesi için gerekli olan unsurlar sadece bunlar olmamakla birlikte devasa bir toplumsal dönüşümü de içeren bir konseptin uygulanması şarttır. Türkiye Cumhuriyeti adalet vurgusuna vereceği somut bir değerle ulaşmak istediği kazanımlara ulaşabilecektir. Aksi takdirde günümüze kadar edinilen deneyimin çöpe atılması kaçınılmazdır.


“Babacan, former Erdogan aide, pitches new party as way out of Turkey’s ‘politics of fear'”The Arab Weekly, 15 Mart 2020 (Erişim Tarihi

“Deva Partisi Tüzüğü”, DEVA Partisi, (Erişim tarihi 15 Mayıs 2020.)

“Yeni yönetim sisteminin ilk haftasında Türkiye’de neler değişti?”, BBC News Türkçe, 16 Temmuz 2018. (Erişim Tarihi 15 Mayıs 2020)

“Turkey’s Good Party emerges as serious challenger to Erdogan”Euronews, 10 January 2018. (Erişim Tarihi 15 Mayıs 2020)

“İYİPARTİ Programı”, İYİ Parti, https://iyiparti.org.tr/Assets/pdf/iyi_parti_programi.pdf (Erişim Tarihi 15 Mayıs 2020)

Oğuzhan Çiçek
The FEAS Journal Genel Yayın Yönetmeni, Gazi Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler Bölümü.
Yazı oluşturuldu 1

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer yazılar

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön