RUSYA’NIN EKONOMİK LİBERALLEŞMESİ

Rusya tarihi boyunca, inişli çıkışlı süreçler yaşamıştır. Bu inişli çıkışlı süreçlerin dönüm noktası; 1905, 1917 ve 1991’dir. Bu verilen tarihlerin ilki olan 1905 yılında siyasal olarak bir liberalleşme yaşanmıştır. Fakat, serfliğin de çözülmesiyle ekonomik çıkmaza giren Çarlık Rusya, Feodalizmden sıyrılarak 1917’de sosyalizm politikalarını benimsemiştir. Fakat Soğuk Savaş’ta Amerika Birleşik Devletleri’ne mağlup olan Rusya, bu yenilgiyi kabul ederek dünya küresel sistemine entegre olmuştur.

RUSYA’NIN BALKANLAR’DAKİ FAALİYETLERİ

16. Yüzyıldan itibaren emellerini büyütmek ve gerçekleştirmek için uğraşan Ruslar, bu doğrultuda güneye ve doğuya doğru yayılmayı hedeflemiştir. Özellikle Balkanlar, Rusya için stratejik bir öneme sahip olmuştur. Tarih boyunca bu bölgeye belirli bir politika izleyememesi ve 20. yüzyılda bölgede yaşanan sorunlara ve çatışmalarda aktif olmaması ve hala Balkanlar’a yönelik bir politika geliştirememesi, Rusya’nın Balkanlar’daki etkisini giderek kaybetmesine neden olmuştur. Ancak Balkan ülkelerinin son dönemde Batı’ya dönmesi Rusya’nın bu bölge ile ilgilenmesini sağlamıştır. Slav- Ortodoks kardeşliği, Boğazlara geçiş ve enerji güvenliği gibi birçok unsur Rusya için Balkanların önemi anlatılabilir. Bu çalışmada kısaca tarih boyunca Rusya’nın Balkanlar ile olan ilişkisi ele alınarak günümüzdeki durumu değerlendirilecektir.

TEK PARTİ DÖNEMİNİN BİTİŞİNİN TÜRKİYE DEMOKRASİSİNDEKİ YERİ

Türkiye’nin kaderi 14 Mayıs 1950’de yapılan seçim sonucunda tek parti döneminin bitmesiyle birlikte değişmiştir; bir diğer deyişle halkın iradesini, seçim sonuçlarına yansıttığı ilk seçim olarak adlandırılabilir. Tek parti döneminin sona ermesiyle ülkede birçok farklı sesin duyulacağı, insan haklarının piramittin hep en üstünde bulunacağı, sağ veya sol her görüşten insanın adaletli ve eşit muamele göreceği, her daim ülkenin geleceği için en doğru kararların profesyonelce alınacağı bir ortam beklenirken; Türkiye kendini gücün kontrolsüzce kullanıldığı, yeniliklere ve farklılıklara kapalı bir dönemde bulmuştur. Bu eleştiriye rağmen Türkiye’nin seçeneksizlik veya tek seçenek tarihinden kurtulmasını olumlu görüyorum. 1950-1960 dönemi demokratikleşme faaliyetleri açısından ülkeyi ilerletememiş olsa da tek seçenek tarihinden kurtulma zaferidir.

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön