DURMAKSIZIN GÖÇ VEREN ÜLKE: VENEZUELA

Giriş

Venezuela, Güney Amerika’nın kuzeyinde bulunan ve 28 milyon nüfusa sahip bir ülkedir. Ne yazık ki özellikle 2015 yılından itibaren ülkede yaşanan ekonomik ve siyasi kriz, Venezuela’yı iç savaşla yerle bir olan Suriye’den sonra en çok göç veren ülkelerden biri haline getirmektedir. Son yıllarda her 5 kişiden biri ülkeyi terk ederken geri kalan nüfus da ülkenin sorunlarıyla boğuşmaktadır. Ülkeden verilen göç çoğunlukla diğer Güney Amerika ülkelerinde yoğunlaşıyor fakat Venezuelalılar aslında dünyanın her yerinde bulunuyor. Venezuela ile ortak sınırı bulunan Kolombiya 2 milyona yakın Venezuelalı göçmen barındırmakta. Kolombiya’yı ise Peru, Ekvador, Brezilya ve Şili gibi ülkeler takip ediyor. Dünya genelinde 6 milyona yakın Venezuelalı göçmen bulunmakta (Özdemir, 2021).

Ülkeden Göçün Nedenleri

Göç; dünya ülkelerinin hepsinde meydana gelen, kaçınılmaz ama beraberinde sorunlar getiren bir olgudur. Tarih boyunca görülen göçler, insanların halihazırda bulundukları ve yaşamlarını sürdürdükleri yerden belirli nedenlerden dolayı ayrılmasıyla meydana gelmiştir. İnsanların bulundukları mekanları terk etmelerinin başında gelen en önemli etkenler, ekonomik sorunlar ve güvenlik problemleridir. Göç alan ülkede yaşanan pek çok değişikliğin yanında göç veren ülkeler de nüfusun azalmasıyla karşı karşıya kalırlar (Ekici & Tuncel, 2015).

2015’ten beri Venezuela’da kitleler halinde görülen ve diğer Latin Amerika ülkelerine yapılan bir göç akımı başlamıştır. Venezuelalı göçmenler ve mülteciler, göç ettikleri ve sığındıkları ülkelerde buldukları imkanların yanında birçok zorlukla da baş etmektedirler.

Ekonomik Kriz

Venezuela birkaç yıldır yoğun ve sarsıcı bir ekonomik krizle savaşmaktadır. Venezuela halkını ülkeyi terk etmeye en çok iten sebep ise çözümü bulunamayan hiperenflasyondur. 2019 verilerine göre, ülkenin ekonomisi yarı yarıya küçülürken uluslararası anlamda da şok edici bir tablo sergilemiştir. Ülke, Latin Amerika ülkelerinin içinde parlayan bir yıldızken siyasi karmaşa ve beraberinde gelen ekonomik kriz Venezuela için iyi günlerin gelmeyeceğini gösteriyor. Venezuela halkı yaşanan ekonomik krizin ve pandeminin de etkisiyle başka salgın hastalıklar da yaşamakta ve şiddet suçları artmakta (AA, 2019).

Venezuela, Latin Amerika ülkeleri arasında barındırdığı zengin petrol rezervleriyle tarih boyunca en dikkat çeken ülkelerden biri oldu. Ülke bu nedenle fosil yakıtlara ekonomik anlamda bağımlı hale geldi. Zengin doğal kaynaklardan elde edilen gelire bağımlı olan ülkede güç çoğunlukla zengin azınlıkta toplanıyor. Ne yazık ki ülkedeki petrol fiyatları 2014 yılında 100 doları bulurken, 2016 yılının başlarında fiyatlar hızlı bir düşüşle 30 doların altına indi. Bu durum, ülkede halihazırda karışık olan siyasi durumu da etkileyerek bir kaos ortamı oluşturdu. 2019 yılında tartışmalı bir şekilde ülke başkanlığına seçilen Nicolas Maduro yönetimi ile tırmanan ekonomik kriz, siyasi gerilimi halen artırmakta (Council on Foreign Relations, 2021).

Petrol bağımlılığına son verilemeyen ülkede üretim seviyesi çok düşük. Son yıllarda görülen üretim oranı düşüklüğü on yıllardır görülmeyen bir seviyeye düşmüş durumda. Bunun yanında, Venezuela bir borçlar ülkesine dönüştü ve ülkenin borcu 150 milyon doları aşmış durumda. Kendi ekonomik hacminin kat kat üstünde bir borca sahip olan ülkenin en büyük sorunlarından bir tanesi hiperenflasyon. Ülkenin ekonomik sorunları, son yıllardaki siyasi krizin getirisi ve uluslararası yaptırımlarla katlandı. Koronavirüs sürecinde ülke ekonomisi daha da küçüldü. Ülkenin vatandaşları gıda, su, sağlık hizmetleri gibi pek çok temel ihtiyaçtan mahrum kalmış durumda. Ekonomik kriz, beraberinde insani bir krize yol açarak vatandaşlar için ülkeden kaçmaktan başka bir şans bırakmamış durumda. Latin Amerika’nın genelinde yapılan yoksulluk seviyesi araştırmalarına göre, Venezuelalıların yüzde 96’sı yoksulluk içinde yaşıyor ve bu en yüksek oran konumunda.  Tüm bu sebeplerden dolayı çoğunlukla diğer Latin Amerika ülkelerine kaçan ve orada iş bulmaya çalışan Venezuelalılar pandemiden etkilenerek ülkelerine geri dönmek zorunda kalıyorlar. Kendi ülkelerinde ve göç ettikleri ülkelerde yaşadıkları zorluklarla savaşan Venezuelalılar için henüz bir umut görünmemekte (Council on Foreign Relations, 2021).

Siyasi Etkenler

Venezuela, ekonomik krizin yanında siyasi istikrarsızlık ve yolsuzluğun sıklıkla rastlandığı bir ülkedir. 2019 yılında Nicolas Maduro başkanlık seçimlerini resmen kazanmış olsa da ülkede uzun bir süre boyunca kimin meşru başkan olacağı konusunda bir karara varılamamıştır. Juan Guaidó, 2019 seçimlerinden sonra kendini geçici başkan kabul etmiş, bu kararı uluslararası anlamda da tanınmıştır. Özellikle ABD’nin Trump döneminde Maduro’nun başkanlığını tanımaması, Venezuela’nın karşı karşıya kaldığı en sert ambargolara neden olmuştur. Maduro yönetiminin Çin ve Rusya gibi güçlü ülkelerden destek almış olması ülkede yaşanan ekonomik krizin önünü kesemedi. Demokrasi ve insan haklarından uzakta olduğu düşünülen Maduro yönetiminin ekonomik krizle başa çıkamaması Venezuela halkı için sarsıcı oldu. Petrol fiyatlarındaki keskin düşüşler, Hugo Chavez (1971-1992) döneminden başlayarak petrol gelirlerinin kısa vadeli planlarla kullanılması ve ABD ambargoları, Maduro dönemindeki kaos ortamını tetikleyen etkenler durumunda (BBC, 2019).

Ekonomik krizin yanında ülkede demokrasiden uzak ve yolsuzlukla mücadele eden yönetim, halkın tamamen güvenini kaybetmiş durumda. Ülke genelinde 2019 yılında yapılan bir ankete göre, Venezuelalılar politik bir partinin taraftarı olmasalar da çoğunlukla Maduro yönetimi için olumsuz düşüncelere sahip. Maduro için ankete katılanların yüzde 80’i olumsuz görüşlere sahipken Maduro’nun rakipi Guaido yüzde 62 olumlu oy almış durumda. Halkın güvensizliğinin bu derece ortaya çıktığı bu durum, Venezuelalı gençler arasında daha da görünür vaziyette. Karizmatik bir lider olmaktan çok uzak olan Maduro, yönetiminin altında yaşanan olaylarla beraber halkın çoğunluğu tarafından kötü karşılanmakta (Pollfish, 2019).

Ülkede siyasi ve ekonomik krize bir çözüm bulunamazken Venezuela halkı sosyal istikrar için inancını kaybetmiş durumda. Halk geleneksel siyasi partilere de güven duymazken, Juan Guaido’nun yönetime geçmesine sıcak bakanlar oldukça fazla. Siyasi istikrarsızlık, ülke yöneticilerine yönelik güvensizlik ve halkın temel ihtiyaçlarının karşılanamaması ülke halkına göç etmekten başka bir seçenek bırakmamakta. 

Gökçen Hardal tarafından The FEAS Journal adına hazırlanmıştır.


KAYNAKÇA

BBC News Türkçe. (2019, Ocak 27). Venezuela krizi: Ülke nasıl bu duruma geldi? https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-47019657

Bellas, Z. (2019, Ekim 8). The shifting sands in the political scenery of Venezuela. Pollfish – Bring Your Research in-House. https://www.pollfish.com

Cheatham, A. (2021, Ocak 22). Venezuela: The Rise and Fall of a Petrostate. Council on Foreign Relations. https://www.cfr.org/backgrounder/venezuela-crisis

Ekici, S. & Tuncel, G. (2016). Göç ve İnsan. Birey ve Toplum Sosyal Bilimler Dergisi, 5 (1), 9-22. Erişim adresi https://dergipark.org.tr/en/pub/birtop/issue/29486/316342

Özdemir, M. (2021, Haziran 20). Suriye’den Sonra En Fazla Göç Veren Ülke Venezuela. Amerika’nin Sesi | Voice of America – Turkish. https://www.amerikaninsesi.com/a/suriyeden-sonra-en-fazla-goc-veren-ulke-venezuela/5935715.html 

Venezuela’da krizin anatomisi. (2019, Ocak). AA. https://www.aa.com.tr/tr/analiz-haber/venezuela-da-krizin-anatomisi/1374852

#ZıtFikirlerBirbiriniYaşatır #WriteYourself, reach us: info@thefeasjournal.com
Yazı oluşturuldu 58

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer yazılar

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön