TÜRKİYE’NİN ENERJİ DİPLOMASİSİ, JEOPOLİTİĞİ VE EKONOMİ POLİTİĞİ

ÖZET: Enerji, ülkelerin hem ekonomik hem de diplomatik gücü hususunda vazgeçilmez unsurudur. Bir ülkenin doğal kaynak zenginliği kadar, jeopolitik konumu da önemlidir. Çünkü jeopolitik konum kaynağın taşınmasında ve maliyetinin azalmasında büyük bir rol oynar. Türkiye ise dünya enerji oyununda yeterli bir kaynağa sahip olmasa bile jeopolitik konumu nedeniyle önemli bir yerdedir. Fakat, bu kadar önemli […]

ADANMIŞLIĞIN ŞİDDETİ: FİLİSTİN’DE İNTİHAR SALDIRILARI

Bakış açılarına göre, intihar saldırılarının kavranması ve analizi epey karmaşık görünse de hâkim anlayışların zemini; özgürlük ve terörizm üzerine oturtulmuştur. Bu perspektiflerle beraber intihar saldırılarını safi politik bir tutum olduğu için incelemek, konuya basmakalıp bir yaklaşımı da beraberinde getirecektir. Saldırıların; siyasi, dini, sosyolojik, ekonomik, psikolojik, edebi formdaki nedenlerinin gün yüzüne çıkarılması, yapılan eylemin meşruluğunu sorgulatmakla beraber, ‘hakikat’ teriminin, bireyler ve toplum ekseninde ne denli evrime uğratıldığını da kavrama açısından önem teşkil edecektir. Bu bağlamda öncelikli olarak, Filistin intihar saldırılarını tarihsel bir süzgeçten geçirdikten sonra, konunun diğer basamaklarından biri olan beden siyaseti üzerinde durulacaktır. Ardından ise, saldırıların ‘özgürlük’ ve ‘terörizm’ boyutları ele alınacaktır.

DÜNYA SİYASETİNDE YENİ PERDE: THE LONGER TELEGRAM

Geçtiğimiz günlerde uluslararası ilişkiler araştırmacılarının dikkatini çeken önemli bir gelişme yaşandı. George Kennan’ın 1946 yılında ABD Dışişleri Bakanlığına gönderdiği ve SSCB yönetiminin endişe verici davranışlarını ele alan The Long Telegram adlı 8000 kelimelik raporun Çin’e karşı yazılan versiyonu ünlü araştırma kuruluşu Atlantic Council tarafından yayınlandı. Yazarı belli olmayan rapor, Atlantic Council tarafından “Çin jeopolitik stratejisinin bugüne kadarki en titiz incelemelerinden biri ve ABD’nin, yükselen yeni bir süper güce karşı nasıl politikalar üretmesi gerektiğine dair tavsiyeler veren olağanüstü yeni strateji belgesi.” olarak tanımlandı. Bu analiz yazısı kapsamında, The Longer Telegram; ABD’nin Çin’e karşı uyguladığı politikaları şekillendirebilir mi, raporun karar vericilere önerileri neler, Soğuk Savaş döneminde SSCB’ye uygulanan politikalar Çin’e karşı uygulanabilir mi, rapora karşı uzmanların eleştirileri neler, Çin küresel stratejisini hangi temellere dayandırıyor sorularının cevaplarını tartışacağız.

ARJANTİN ÖZELİNDE KÜRTAJ KISITLAMALARI VE İNSAN HAKLARI

2020’nin Aralık ayının sonlarına doğru Latin Amerika’nın büyük ve etkili ülkelerinden biri olan Arjantin’de insan hakları aktivistlerini sevindiren bir gelişme yaşanarak kürtaj yasal hale getirilmiştir. Arjantin bölgedeki en yüksek nüfuslu bölgelerden biri olması nedeniyle ülke başkanı Alberto Fernández’in desteğini alan bir yasa düzenlemesiyle bu kararı alarak dikkat çekici ve yenilikçi bir sosyal politika yoluna girmiştir. Böylece ülke kadın üreme hakları kapsamında bir yasallaştırmaya giden ilk “büyük” bölge ülkesi olarak sayılmaktadır.

BÜYÜK GÜÇLERİN AFRİKA’DAKİ SÖMÜRGECİLİK FAALİYETLERİ

Büyük güçlerin sömürgecilik çabaları genel olarak ekonomik kazanç elde etmek, kaynaklardan yararlanmak ve Afrika’nın iş gücünü kullanmaya yönelikti. Avrupa’nın büyük güçleri bu göreve Afrikalılara eğitim ve medeniyet getirme amacıyla çıkmıştı. Ancak, gerçekte olanlar bahsettikleri amaçtan oldukça farklıydı. Sömürgecilik dönemi boyunca Avrupalı ülkeler Afrika’nın yerli nüfusuna karşı acımasızca davrandı. Sahip oldukları ırkçı ve yabancı düşmanı düşünceler bu duruma yol açan önemli etmenlerdendi. Sömürgecilik faaliyetleri ve yerlilere karşı tutumları zaman zaman farklılık gösterse de tüm sömürgeci devletler Afrika topraklarından faydalanmayı amaçlıyordu. Bu amaç doğrultusunda, birçok farklı sömürgeleştirme stratejilerden yararlanarak yerel halkı kandırmaya çalıştılar. Bu yazı, büyük güçlerin sömürgeleştirme yöntemlerine odaklanarak Kenya, Nijerya ve Namibya’daki sömürgecilik faaliyetlerini incelemektedir.

ALMANYA’DA AŞIRI SAĞIN YÜKSELİŞİ VE ALMAN AfD PARTİSİ

Almanya için Alternatif Partisi (AfD/ Alternative für Deutschland), siyasi parti olarak kurulduğu andan itibaren göç ve göçmen konusuna mülteci sorununa yaklaştığı gibi yaklaşmıştır. Bu çerçevede temelde sağ ideolojiye konumlanan, söylemleriyle sağ popülist veya bazı durumlarda aşırı sağ olarak gösterilen AfD için göç ve göçmen konusu karşıtlık ekseninde değerlendirilmiştir. Bu sorunların çözümü olarak görünen Almanya için Alternatif partisi (AfD) 2013, 2017 ve 2019 seçimlerinde seçmenlerden büyük destek almıştır. Bu durum, Almanya’da İkinci Dünya Savaşı sonrasından bu yana ilk kez bir aşırı sağ partinin üçüncü parti haline gelmesine yol açmıştır.

TÜRK DEVLETLERİ ARASINDA İŞ BİRLİĞİ: TÜRK KENEŞİ

Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan ve Kırgızistan’ın kurucu üyeliğini yaptığı “Türk Dili Konuşan Ülkeler İş birliği Konseyi” 3 Ekim 2009 tarihinde Nahcivan’da imzalanan Nahcivan Anlaşması ile kurulmuştur. Ekim 2019’da gerçekleştirilen 7. Zirve sırasında Özbekistan tam üye konumuna gelmiştir. Macaristan ise 2018 yılında Kırgızistan’ın Cholpon-Ata şehrinde düzenlenen 6. Zirve sırasında gözlemci üye olmuştur. Üye olan ülkelerin Birleşmiş Milletler Anlaşması’nın amaç ve ilkelerini, uluslararası hukukun evrensel doktrinlerini de kabul etmişlerdir. Türk Keneşi esas itibariyle 1992 yılından bu yana “Türkçe Konuşan Devletler Devlet Başkanları Zirveleri” kongrelerinde ortak siyasi bir irade çatısında toplanmışlardır. Türk Keneşi 16 Eylül 2010 tarihinde resmi olarak kurulmuştur. “Türk Konseyi Zirveleri” olarak adı güncellenmiştir.

CHRISTCHURCH TERÖR SALDIRILARI

Göçmenler ve mülteciler için genel anlamda güvenli bir ülke olarak kabul edilen Yeni Zelanda’nın 400.000 nüfuslu Christchurch kentinde 15 Mart 2019 tarihinde 2 camiye silahlı saldırı düzenlendi. Saldırıyı gerçekleştiren kişinin Bretton Tarrant isminde, kendini ırkçı olarak tanımlayan bir Avustralya vatandaşı olduğu tespit edildi. Saldırının Cuma namazı kılmakta olan Müslümanları hedefleyen bir terör faaliyeti oluşu durumun sadece Yeni Zelanda içerisinde bir mesele olarak kalmasından çok tüm dünyayı ilgilendiren bir mesele haline getirmekteydi.

ABD’NİN ARKA BAHÇESİ’NDE DEMOKRASİ NASIL SAĞLANIR?

1960’ların başları ile 1980’lerin sonu arasındaki dönemde az gelişmiş ülkelerin ve özellikle de bağımsızlığına yeni kavuşmuş olan ülkelerin kalkınması için yapılan yardımlarda hem ABD ve Batı dünyası için hem de Sovyetler için soğuk savaşın gerektirdiği stratejik yakınlaşmalar başroldeydi. Batı dünyası için az gelişmiş ülkelerin sosyalizme kaymamaları, dolayısıyla Sovyet etkisinin küresel yayılmasının engellenmesi son derece can alıcı bir öneme sahipti.

KUZEY İRLANDA SORUNU VE IRA

Katolikler ve Protestanlar arasındaki Kuzey İrlanda sorunu 20. yüzyılda görülen ve yıkıcı etkiler bırakan etnik çatışmalardan biri olarak bilinir. Protestanlar, Birleşik Krallık’ın bir parçası olarak kalmak isterken; Katolikler ise İrlanda Cumhuriyeti ile birleşmek istemektedirler. Protestanların, Birleşik Krallık’ın bir parçası olarak kalmak istemelerinin başlıca sebebi, İrlanda Cumhuriyeti ile birleşmeleri halinde azınlık durumuna düşecek olmalarından kaynaklanır. Sorun, 1920 yılında Kuzey İrlanda’nın kurulmasıyla daha da yoğun hale gelmiştir.

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön