CHRISTCHURCH TERÖR SALDIRILARI

Göçmenler ve mülteciler için genel anlamda güvenli bir ülke olarak kabul edilen Yeni Zelanda’nın 400.000 nüfuslu Christchurch kentinde 15 Mart 2019 tarihinde 2 camiye silahlı saldırı düzenlendi. Saldırıyı gerçekleştiren kişinin Bretton Tarrant isminde, kendini ırkçı olarak tanımlayan bir Avustralya vatandaşı olduğu tespit edildi. Saldırının Cuma namazı kılmakta olan Müslümanları hedefleyen bir terör faaliyeti oluşu durumun sadece Yeni Zelanda içerisinde bir mesele olarak kalmasından çok tüm dünyayı ilgilendiren bir mesele haline getirmekteydi.

ABD’NİN ARKA BAHÇESİ’NDE DEMOKRASİ NASIL SAĞLANIR?

1960’ların başları ile 1980’lerin sonu arasındaki dönemde az gelişmiş ülkelerin ve özellikle de bağımsızlığına yeni kavuşmuş olan ülkelerin kalkınması için yapılan yardımlarda hem ABD ve Batı dünyası için hem de Sovyetler için soğuk savaşın gerektirdiği stratejik yakınlaşmalar başroldeydi. Batı dünyası için az gelişmiş ülkelerin sosyalizme kaymamaları, dolayısıyla Sovyet etkisinin küresel yayılmasının engellenmesi son derece can alıcı bir öneme sahipti.

KUZEY İRLANDA SORUNU VE IRA

Katolikler ve Protestanlar arasındaki Kuzey İrlanda sorunu 20. yüzyılda görülen ve yıkıcı etkiler bırakan etnik çatışmalardan biri olarak bilinir. Protestanlar, Birleşik Krallık’ın bir parçası olarak kalmak isterken; Katolikler ise İrlanda Cumhuriyeti ile birleşmek istemektedirler. Protestanların, Birleşik Krallık’ın bir parçası olarak kalmak istemelerinin başlıca sebebi, İrlanda Cumhuriyeti ile birleşmeleri halinde azınlık durumuna düşecek olmalarından kaynaklanır. Sorun, 1920 yılında Kuzey İrlanda’nın kurulmasıyla daha da yoğun hale gelmiştir.

ŞİLİ’DE HÜKÜMET KARŞITI PROTESTOLAR

Şili, Latin Amerika ülkelerinin içindeki en demokratik ve istikrarlı ülke varsayılmaktadır. Öyle ki demokrasi, özgürlük ve insan hakları gibi kavramları yaygınlaştırmaya çalışan bir sivil toplum örgütü olan Freedom House’un 2021 raporlarına göre ülkenin politik hak ve sivil özgürlük kapsamından aldığı değerlendirme puanı yüz üzerinden 93’tür. Bu raporu göz önüne aldığımızda ülkenin demokrasi ve politik istikrarlılık adına çok parlak bir imajı olduğu söylenebilir. Fakat durum gerçekten böyle midir?

ÇEÇEN BAĞIMSIZLIK MÜCADELESİ

Kuzey Kafkasya’nın otokton halkı olarak tabir edilen Çeçenler antik çağlardan bu yana Sunja ve Argun Irmakları arasında kalan bölgede ikamet etmektedir. Yazılı kaynaklardan ulaşılan bilgilere göre 1600’lü yıllarda Rusları ilk yenilgiye uğrattıkları yer olan Çeçen Aul köyünden adlarının geldiği bilinmektedir. Çeçenler kendi dillerinde “Çeçen” demek yerine “Nohçi veyahut Nahço” kavramlarını kullanmaktadır. Günümüzde Rusya Federasyonu’na bağlı özerk yapıya sahip Çeçen İçkerya Cumhuriyeti’nde yaşamaktadırlar. Kafkasya’da yaşayan halkların kaderi olarak birçok sürgün, savaş ve katliamla geçen tarihleri vardır.

ÇİN’İN KUŞAK-YOL GİRİŞİMİ PROJESİ

Çin Halk Cumhuriyeti Devlet Başkanı Xi Jinping, Eylül 2013’teki Kazakistan ziyaretinde modern bir kara İpek Yolu kurulması önerisinde bulundu. Yine aynı yıl Ekim ayında Endonezya ziyaretlerinde Xi Jinping, ortaklaşa bir deniz ipek yolu projesi kurma önerisinde bulundu. Bu projeler 21. Yüzyıl Deniz İpek Yolu ve İpek Yolu Ekonomik Kuşağı olarak adlandırılmaktadır.

SSCB SONRASI RUSYA FEDERASYONU’NUN GÜVENLİK DOKTRİNLERİ

Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin dağılmasından sonraki süreçte kurulan Rusya Federasyonu, kendisini çok kutuplu bir uluslararası sistem içinde bulmuş ve mirasını taşıdığı SSCB’nin ekonomik yüklerinden kurtulmaya çalıştığı kadar kendini yakın çevresinde güvence altına almaya da çalışmıştır. Burada öncelikle Rusya Federasyonu’nun ilk devlet başkanı olan Boris Yeltsin döneminde ‘Avrasyacı’ anlayış çerçevesinde uygulamaya konan, dönemin Dışişleri Bakanı’nın adıyla anılan Primakov Doktrini’ne değinilecek ve Rusya Federasyonu’nun, eski Sovyet coğrafyasındaki Bağımsız Devletler Topluluğu’na yönelik izlediği Yakın Çevre Doktrini’nden kısaca bahsedilecektir.

BIDEN DÖNEMİ ABD DIŞ POLİTİKASININ DEĞİŞİMİ VE TRUMP DÜZENİNİN ÇÖKÜŞÜ

Bir ülkenin dış politikası, bir yandan kendi iç koşullarından etkilenirken bir yandan da söz konusu ülkenin içerisinde yer aldığı uluslararası sistemin, dış dünyanın koşulları tarafından belirlenmektedir. Özellikle günümüzde giderek belirginleşen küreselleşme ve karşılıklı-bağımlılık olguları, bu konunun önemini daha da arttırmaktadır. Eski dönemlerde güç dengesi anlayışı içerisinde ortaya çıkan bu olgu, II. Dünya Savaşı sonrası dönemde daha farklı bir görünüm kazanmıştır.

KATALONYA KRİZİ

Günümüzde farklı dil ve kültürlere sahip bölgesel toplulukların çıkarları ve sosyal kimlik arayışı, merkezi hükümet ile yerel yönetimler arasında “özerk bölgeler” adı altında hükümetlerin kurulmasına yol açmıştır. Soğuk Savaş’tan sonra dünya, yerel kimliklerin farklı arayışları nedeniyle bölgesel kimliklerin seslerinin yükselişine tanık oldu.

VENEZUELA BAŞKANLIK KRİZİ – MEŞRU LİDER KİM?

Bir Güney Latin Amerika ülkesi olan Venezuela 2019 yılından beri “başkanlarından” dolayı karmaşık bir durumun tam ortasındadır. Birden fazla devlet başkanının olması bir ülke için alışılmadık bir durum olsa da Venezuela’da bu durumun başrolleri Nicolás Maduro ve Juan Guaidó’dur. Seçimle gelmiş olan Maduro ve kendini geçici başkan ilan eden Guaidó ülkenin meşru devlet başkanının kim olduğu sorusunu ve dolayısıyla bir başkanlık krizini ortaya çıkarmaktadır.

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön