ALMANYA SEÇİM SONUÇLARI VE TÜRKİYE’YE ETKİLERİ

Almanya halkı, 20. Dönem Federal Meclis’i (Bundestag) belirlemek için 26 Eylül 2021 tarihinde sandık başına gitti. Almanya’nın başkenti Berlin’de seçmenler oy kullanmak için sabah erken saatlerde seçim merkezine gitti. Oy verme işlemlerinin sona ermesinin ardından tüm gözler oy sonuçlarına çevrildi. Pazartesi gününün erken saatlerinde 299 seçim bölgesinden açıklanan sonuçlara göre Sosyal Demokratlar (SPD) oyların yüzde 25,9’unu, Hıristiyan Demokratlar Birliği (CDU / CSU) ise yüzde 24,1’ini aldı. Sonuçlara göre Almanya tarihinde ilk defa birinci olan parti yüzde 31’den daha düşük oy aldı.

BREZİLYA’DA BOLSONARO YÖNETİMİ VE GELECEĞİ

Brezilya, çoğu Latin Amerika ülkesine göre demokratik ve seçimlerinin rekabete dayandığı bir politik sisteme sahip olarak görülebilir. Fakat Brezilya’da gerçekleşen başkanlık seçimleri, özellikle 2018 yılında tartışmalı bir şekilde sonuçlanmıştır. Sağcı hükümetin ülkede hüküm sürmesiyle umut edilen pek çok şey ne yazık ki gerçekleşmemiştir. Ülkenin ekonomik krizi halen sürmekte, pek çok insan hakları ihlalleri yaşanmaktadır. Bu nedenle 2018 seçimlerinde başa gelen Cumhurbaşkanı Jair Bolsonaro’nun tahtı da gelecek yıl yapılacak başkanlık seçimlerinde sallanacak gibi durmaktadır. Cumhurbaşkanının bu nedenle geleceği için pek çok endişesi bulunmakta.

HAK VE ÖZGÜRLÜKLER HAREKETİ (HÖH) VE TÜRKİYE İLİŞKİLERİ

Hak ve Özgürlükler Hareketi (HÖH) 1990’dan sonra Bulgaristan’da kurulan Türk partileri içinde başarı ile süreklilik gösteren en büyük büyük parti konumundadır. Parti 1990 yılında Ahmed Doğan tarafından kurulmuştur. Bulgaristan Türklerinin en önemli temsilcisi olarak görülen parti, kurulduğu yıl gerçekleştirilen seçimlerde 23 milletvekili çıkartarak başarılı bir sonuca imza atmıştır. HÖH, Bulgaristan Türkleri için parlamentoda bir temsilci niteliğinde hareket etmektedir. Bu yüzden Bulgaristan Türkleri ile HÖH’ün arasında iyi ve korumacı bir ilişki vardır. Daha açık bir ifadeyle Bulgaristan’da bulunan Türk kökenli vatandaşlar kendi ihtiyaçlarını talep edebilecek, bunu parlamentoya taşıyabilecek ve kendilerini artan Bulgar milliyetçiliğinden olumsuz etkilenmemek adına HÖH’e ihtiyaç duymuştur. Dolayısıyla Bulgaristan’da bulunan bu Türk partisi, misyonu ve vizyonu ile bölgedeki Türklerin her zaman yanında olmaya çalışan bir parti olmuştur.

DÜNYA SİYASETİNDE YENİ PERDE: THE LONGER TELEGRAM

Geçtiğimiz günlerde uluslararası ilişkiler araştırmacılarının dikkatini çeken önemli bir gelişme yaşandı. George Kennan’ın 1946 yılında ABD Dışişleri Bakanlığına gönderdiği ve SSCB yönetiminin endişe verici davranışlarını ele alan The Long Telegram adlı 8000 kelimelik raporun Çin’e karşı yazılan versiyonu ünlü araştırma kuruluşu Atlantic Council tarafından yayınlandı. Yazarı belli olmayan rapor, Atlantic Council tarafından “Çin jeopolitik stratejisinin bugüne kadarki en titiz incelemelerinden biri ve ABD’nin, yükselen yeni bir süper güce karşı nasıl politikalar üretmesi gerektiğine dair tavsiyeler veren olağanüstü yeni strateji belgesi.” olarak tanımlandı. Bu analiz yazısı kapsamında, The Longer Telegram; ABD’nin Çin’e karşı uyguladığı politikaları şekillendirebilir mi, raporun karar vericilere önerileri neler, Soğuk Savaş döneminde SSCB’ye uygulanan politikalar Çin’e karşı uygulanabilir mi, rapora karşı uzmanların eleştirileri neler, Çin küresel stratejisini hangi temellere dayandırıyor sorularının cevaplarını tartışacağız.

ALMANYA’DA AŞIRI SAĞIN YÜKSELİŞİ VE ALMAN AfD PARTİSİ

Almanya için Alternatif Partisi (AfD/ Alternative für Deutschland), siyasi parti olarak kurulduğu andan itibaren göç ve göçmen konusuna mülteci sorununa yaklaştığı gibi yaklaşmıştır. Bu çerçevede temelde sağ ideolojiye konumlanan, söylemleriyle sağ popülist veya bazı durumlarda aşırı sağ olarak gösterilen AfD için göç ve göçmen konusu karşıtlık ekseninde değerlendirilmiştir. Bu sorunların çözümü olarak görünen Almanya için Alternatif partisi (AfD) 2013, 2017 ve 2019 seçimlerinde seçmenlerden büyük destek almıştır. Bu durum, Almanya’da İkinci Dünya Savaşı sonrasından bu yana ilk kez bir aşırı sağ partinin üçüncü parti haline gelmesine yol açmıştır.

ABD’NİN ARKA BAHÇESİ’NDE DEMOKRASİ NASIL SAĞLANIR?

1960’ların başları ile 1980’lerin sonu arasındaki dönemde az gelişmiş ülkelerin ve özellikle de bağımsızlığına yeni kavuşmuş olan ülkelerin kalkınması için yapılan yardımlarda hem ABD ve Batı dünyası için hem de Sovyetler için soğuk savaşın gerektirdiği stratejik yakınlaşmalar başroldeydi. Batı dünyası için az gelişmiş ülkelerin sosyalizme kaymamaları, dolayısıyla Sovyet etkisinin küresel yayılmasının engellenmesi son derece can alıcı bir öneme sahipti.

2020 DAĞLIK-KARABAĞ SAVAŞI SONRASI GÜNEY KAFKASYA’DA OLUŞAN YENİ DENGELER

27 Eylül’de başlayan şiddetli çatışmaları askeri üstünlükle sürdüren Azerbaycan, kısa sürede Fuzuli, Cebrayil ve Zengilan ile Kubatlı’nın büyük bir kısmını kontrol altına aldı. 8 Kasım’a gelindiğinde Azerbaycan ordusunun, işgal altındaki yedi rayonun dışında, Dağlık Karabağ Özek Bölgesi içinde yer alan Şuşa kentine girmesi ve ilerleyişini sürdürerek kısa sürede 20 kilometre ötede yer alan Hankendi’ne yaklaşması […]

AVRUPA BİRLİĞİNİN 2050 BÜYÜK STRATEJİSİ

II. Dünya Savaşı’nın iktisadi, sosyal ve siyasi tahribatı göz önünde bulundurulursa kalıcı barışı ve Avrupa bütünleşmesini sağlamak amacıyla 1952 yılında Avrupa Kömür Çelik Topluluğu’nun kurulmasıyla derinleşen ve genişleyen AB’nin, küresel bir güç olabilmesi için ihtiyaç duyduğu büyük stratejisi önem arz etmektedir.

KATALONYA KRİZİ

Günümüzde farklı dil ve kültürlere sahip bölgesel toplulukların çıkarları ve sosyal kimlik arayışı, merkezi hükümet ile yerel yönetimler arasında “özerk bölgeler” adı altında hükümetlerin kurulmasına yol açmıştır. Soğuk Savaş’tan sonra dünya, yerel kimliklerin farklı arayışları nedeniyle bölgesel kimliklerin seslerinin yükselişine tanık oldu.

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön