NEOLİBERAL DÜZENDE BİYOPOLİTİKANIN FEMİNİST BİR DÜZLEMDE TARTIŞILMASI: KADIN EMEĞİ

Emek, insanın kafa ve vücut çabası olarak tanımlanan bir üretim faktörüdür. İş dünyasında yer alan çalışanların tümü yetkisi fark etmeksizin emek faktörünün bir parçasıdır. Bu durumdan hareketle yazılan bu makalenin temel amacı; Foucault’un ele aldığı ‘Biyopolitika kavramı neoliberal toplum içerisinde kadın emeğini nasıl açıklar?’ tartışmasının geçmişten günümüze liberal ve marksist düşünceler çerçevesinde karşılaştırmalı olarak değerlendirilmesidir.

PASKALYA YENİDEN DOĞUŞUN SEMBOLÜ

Günümüzde Hristiyanlık dini ile anılan Paskalya’nın aslında daha eski bir tarihi vardır. Bereketi, yeniden doğuşu ve kurtuluşu temsil eden gündür. Gerçi biz ona ‘Paskalya’ diyoruz. Bu kelime dilimize elbette yabancı fakat uzak bir coğrafyadan değildir. Paskalya sözcüğü İbranice ‘geçiş’ anlamına gelen ‘Pesah (fısıh)’tan’ gelmektedir. Bu kelimenin kökeninin Yunanca “Passover” kelimesinden ve aynı zamanda Latinceden geldiği de düşünülmektedir.

KATALONYA KRİZİ

Günümüzde farklı dil ve kültürlere sahip bölgesel toplulukların çıkarları ve sosyal kimlik arayışı, merkezi hükümet ile yerel yönetimler arasında “özerk bölgeler” adı altında hükümetlerin kurulmasına yol açmıştır. Soğuk Savaş’tan sonra dünya, yerel kimliklerin farklı arayışları nedeniyle bölgesel kimliklerin seslerinin yükselişine tanık oldu.

AMERİKAN HEGEMONYASININ ÖZGÜRLÜK SÖYLEMİ

Amerikan hegemonyası gerek kendi iç siyasetinde gerek uluslararası kamuoyunda savunuculuğunu yaptığını iddia ettiği uluslararası ve ‘insanüstü’ prensipler aracılığıyla kendini meşrulaştıran bir algı yönetimi içinde işlemektedir. Yıllar içerisinde Amerika’nın hem başka ülkelerde hem de kendi iç işlerinde öngördüğü bu prensiplerin sadece buz dağının görünür tarafı olduğu fark edilmiş ve bu durum birçok kaynak tarafından da eleştirilmiştir. […]

FARKLI BİR EVLİLİK TÜRÜ: BERDEL

Aile, toplumu oluşturan en küçük kurumdur. Aile tanımının evrensel olarak açıklanması oldukça güçtür. Anne, baba ve çocuklardan oluşan bir yapı genellemesi söz konusu olsa da bu sadece ailenin bir türü olan “Çekirdek Aile”yi ifade etmektedir. Aile, biyolojik ilişkiler sonucunda neslin devamlılığının sağlanması yönünden toplumsallaşmanın başladığı ilk kurumdur. Bireyin sosyalizasyon yani toplumdaki aktörlerin kendinden ne beklendiği […]

FİKİR VE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ ÜZERİNE

Aristoteles insanı politik bir hayvan olarak tanımlar. Onun bakış açısından insanlar konuşma gibi eşsiz bir kabiliyete sahiptirler. İnsan aynı zamanda Aristoteles için potansiyeline ulaşmamıştır ve tam potansiyeline erişebilmesi için 3 niteliğe ihtiyacı vardır. Bunlar: Konuşma, karar verme ve bu ikisinin birleşiminden doğan düşüncelerini ve kararını eyleme dökmektir (praxis). Aristoteles fikirlerini o zamanın var olan devletleri […]

SOSYOLOJİ ASLINDA NE? -2-

20. yüzyıldan itibaren değişen toplumsal ilişkiler elbette toplumbiliminin de farklı yöntem ve stratejiler çerçevesinde araştırma disiplinini etkilemiştir. İşlevselcilik, sembolik etkileşimcilik ve eleştirel yaklaşımın yorumlarının değişme uğramasında şüphesiz toplumsal hayatın içerisinde gerçekleşen yeni olay  ve durumların payı oldukça büyüktür. Sosyal hayatın devinimine katkıda bulunan bu değişimler sosyolojinin inceleme alanlarına farklılık getirerek kuram ve yaklaşımlarının kendi içindeki […]

SOSYOLOJİ ASLINDA NE? -1-

Sosyoloji denilince akla genelde basit bir karşılık olan toplum bilimi kavramı gelir. Bu oldukça doğaldır ancak sosyolojiyi toplum bilimi kısaltmasına indirgemek kesinlikle bir kalıba sokmaktır. Yaşadığınız hayatın, ilgilendiğiniz alanların okuduğunuz bir kitabın kendine ait bir sosyolojisi olabileceği gibi bilimsel fakat halk ağzında bir psikoloji kadar değeri olmayan sosyolojiye kısa ve doğru bir gezinti yapmak gereklidir. […]

BİLİM MERKEZLERİNİN HUKUKİ BOYUTU

Günümüzde Türkiye’nin muhtelif şehirlerinde bilim merkezi adını sıkça duymaya başladık. Özellikle büyük şehirlerde yer alan bu yapılara bakıldığında tarihinin çok da yeni olmadığı araştırmalar sonucu dikkat çekmektedir. Bilim merkezi fikrinin ilk olarak 19. yüzyılda bilim müzelerinde insanlara bilimsel çalışmaları sergilemek amacından ortaya çıktığını söylemek yanlış olmaz.

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön