ULUSLARARASI İLİŞKİLER TEORİLERİ BAĞLAMINDA İNSAN HAKLARI KUŞAKLARININ İNCELENMESİ

Modern anlamda insan hakları kavramının II. Dünya Savaşı’ndan sonra kurulan Birleşmiş Milletler ile ortaya atıldığı varsayılır. Fakat insan hakları kavramı çok daha önceye dayanır. Felsefi açıdan sofistler tarafından ortaya atılan ve doğa hukuku ile anılan insan hakları kavramı daha sonra birçok devrimin temelini oluşturmuştur. İnsan hakları, genel manası ile dünyadaki tüm insanların doğuştan sahip olduğu hak ve özgürlükleri kapsar. İnsan hakları çerçevesinde birçok farklı kuram ve teori ortaya atılmıştır. Doğal hukuk kuramı ve pozitif hukuk bunlardan biridir. Doğal hukuk kuramı, pozitif hukuk kuramının tersine, hak ve özgürlüklerin toplumlar veya devlet tarafından oluşturulduğunu değil; insanların bunlara doğuştan sahip olduğunu savunur. Bu çerçevede insan hakları tarihini incelediğimizde akademisyenler, insan haklarını üç kuşak halinde ifade eder.

HAK VE ÖZGÜRLÜKLER HAREKETİ (HÖH) VE TÜRKİYE İLİŞKİLERİ

Hak ve Özgürlükler Hareketi (HÖH) 1990’dan sonra Bulgaristan’da kurulan Türk partileri içinde başarı ile süreklilik gösteren en büyük büyük parti konumundadır. Parti 1990 yılında Ahmed Doğan tarafından kurulmuştur. Bulgaristan Türklerinin en önemli temsilcisi olarak görülen parti, kurulduğu yıl gerçekleştirilen seçimlerde 23 milletvekili çıkartarak başarılı bir sonuca imza atmıştır. HÖH, Bulgaristan Türkleri için parlamentoda bir temsilci niteliğinde hareket etmektedir. Bu yüzden Bulgaristan Türkleri ile HÖH’ün arasında iyi ve korumacı bir ilişki vardır. Daha açık bir ifadeyle Bulgaristan’da bulunan Türk kökenli vatandaşlar kendi ihtiyaçlarını talep edebilecek, bunu parlamentoya taşıyabilecek ve kendilerini artan Bulgar milliyetçiliğinden olumsuz etkilenmemek adına HÖH’e ihtiyaç duymuştur. Dolayısıyla Bulgaristan’da bulunan bu Türk partisi, misyonu ve vizyonu ile bölgedeki Türklerin her zaman yanında olmaya çalışan bir parti olmuştur.

İŞGALiN AĞIR BEDELİ: AFGANİSTAN

Afganistan’ın kıtalararası stratejik bir coğrafyada yer alması dönem dönem birçok devletin ilgisini bu bölgeye çekmiştir. 1979 yılında Ruslar tarafından tamamen işgal edildikten sonra bölge doğal olarak ABD’nin de dikkatini çekmiştir. 11 Eylül 2001 tarihinde ABD’deki İkiz Kulelere ve Pentagon’a karşı yapılan saldırının sonucunda Afganistan’da bulunan Usame Bin Ladin ve onun örgütü El Kaide’nin saldırıyı düzenlediği iddiası ile ABD tarafından işgal edilmiş ve terörizme karşı savaş başlatılmıştır.

PANDEMİNİN TÜRKİYE’DEKİ YOKSULLAŞTIRICI ETKİSİ

Salgın hastalıklar tarih boyunca küresel düzeni değiştirmiştir. Örneğin Veba salgını, feodalizmden kapitalizme geçişi sağlamıştır. 2019 yılında, Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkıp 2020’de dünyanın her yerine yayılan Koranavirüs de siyasal, sosyal ve ekonomik olarak tüm dünyayı etkilemiştir.
Resmi kayıtlara göre, Aralık 20019’da Çin’in Wuhan şehrinde başlayan Koronavirüs (Covid-19), 11 Mart 2020’de Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından Antarktika haricinde dünyanın her yerine dağıldığı için “pandemi” olarak ilan edilmiştir.

KÜBA’DA YILLARDIR GÖRÜLMEYEN PROTESTOLAR

Küba, yıllardır Komünist Parti (Partida Comunista Cubano-PCC) tarafından yönetilmektedir ve ülkede hükümet karşıtı protestoların on yıllardır görülmediği söylenebilir. PCC, hükümet karşıtı hareketlere ciddi cezalar uygulamaktadır. Bu nedenle 11 milyon nüfuslu ada ülkesinde Temmuz 2021’de ortaya çıkan protestoların arkasında ciddi boyutta nedenlerin olduğunu söylemek mümkündür. Pandemi, ekonomik kriz, sosyal medyanın kısıtlanması ve internet erişimi yasağı bu nedenlerin başında gelmektedir.

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön